Navigation
  • Hakkımızda
  • Blog
  • Galeri
  • İletişim
Şahsına Münhasır Meyhane
  • Hakkımızda
  • Blog
  • Galeri
  • İletişim

Set your main menu in Appearance > Menus

Şahsına Münhasır Meyhane
  • Hakkımızda
  • Blog
  • Galeri
  • İletişim
Büyük halini görüntüle
meyhane

OLURSA OLUR, OLMAZSA RAKI İÇERİZ

Rakı içmek tüm diğer yemek ve içmek kültürlerinden bağımsız, kendine has manifestoları bile zaman içerisinde oturtmuş bambaşka bir gelenektir. Masası, o masaya oturulacak kişi, konuşulacaklar derken aslında tamamen “hadi içelim” diye değil, “rakı içelim” diye kurulan bir cümledir o. Rakı sofrasının olmazsa olmazı sadece mezesi, rakısı, buzu değil, o masaya oturulan dosttur, eştir, yol arkadaşıdır. Kendine dair alışkanlıkları olduğu kadar, gelenekselleşmiş cümleleriyle de bilinir bu sohbet ortamı. Rakı içmenin kimin, nerede, ne için söylediği hep tartışılan klasik sloganları bile vardır.
“En kötü günümüz böyle olsun”la açılan sohbet, derine iner, bir yerlerdeki düğümü, en çok da kalptekini çözene dek sürer. Rakı sofrasında müziğin, dışarıda olup bitenin önemi kalmaz. Zamanı orada donduran, o anda her şeyi dışarıda bırakan kendi başına bir ritüeldir. “Herkesle rakı içilmez” denir en çok. Rakının içte saklı kalanı dışarı usulca çıkardığı, kalpten dile dolanan düğümü çözdüğü bilindiğinden olsa gerek, ona tanıklık edecek kişi daima özeldir. Adabı olan bir kültürdür rakı, kim ve ne için içtiğinle, kiminle içtiğin arasındaki dengeyi koruyan da bu kültürdür zaten. Herhangi bir barda ayakta da içilmez, öylesine bir insanla da. Neyzen Tevfik, rakıyı nasıl içeceksin sorusuna “adam gibi” demiştir. Rakı denince, özgün yorumlarıyla unutulmazlar arasında yer almış Aydın Boysan ise rakı için, “güneş battıktan sonra, yavaş yavaş ve muhabbet eşliğinde içilmeli” sözünü sakınmaz. Meyhaneler bu yüzden ayrıcalıklıdır bir çok mekandan. Sırlar saklar, anılar biriktirir, sözler tutar. Efkar kelimesinin akla getirdiği rakı her nasılsa o efkarı dağıtan, en yakının kalbine emanet eden bir aracıdır. Salt bu nedenle bile meyhaneler gizemlidir aslında. Neşeyle mi kederle mi kurulduğu bilinmeyen bir rakı sofrasının dört duvarı aşan gizli tanığıdır.
Şair Ümit Göksel’in “O halde yarın güneş kızarınca gelirim. Olursa olur, olmazsa rakı içeriz. Olursa devam, olmazsa veda ederiz” sözü de aslında rakı içmenin kendiliğinden olan o zerafeti oldukça iyi tanımlıyor. Rakı sofrası dost meclisinin, yol arkadaşının ağırlandığı, kederin neşeye evrilme şeklinin en güzel halidir. Bu yüzden içmek için değil, bir nedene içmek için rakıdan ve o rakının olmazsa olmazı meyhaneden daha güzel bir seçenek akla gelmez. Tomris Uyar’ın yaz akşamüstleri denince akla getirdiği rakı sofraları da işte bu yüzden ölümsüzdür.

 

A. Marika Sağlam

was last modified: Mayıs 23rd, 2018 by MeRtEfEhaNe
Share Post
Previous
NEREDE O ESKİ MEYHANELER?
Next
RAKININ USTASI OLMAK, MEZENİN DE USTASI OLMAKTIR.

Related posts

Yazıyı Okuyun
meyhane

MEYHANE DEDİĞİN…

9 Temmuz 2018 at 09:24 by MeRtEfEhaNe / 0

Meyhaneler bir kültürün en incelikli süregeldiği yerlerden biridir. Orada yaşananlar, konuşulanlar ve mekanın atmosferi gerek dönemi, gerekse yaşanan sosyal süreci anlatmak için tek başına yeter de artar. Meyhanelerde, yenilen içilenler ve gelen kitle kadar mekanın dekoru da belirleyicidir. İstanbul meyhanelerinin pek çoğu mekanın adından ya da işletmecisinden ziyade dekor unsurlarıyla anılır.

was last modified: Temmuz 9th, 2018 by MeRtEfEhaNe
Yazıyı Okuyun
meyhane

MEYHANELERİN DİLİ OLSA…

21 Haziran 2018 at 08:19 by MeRtEfEhaNe / 0

Aslında Eski İstanbul Meyhanelerinin pek çok unutulmazı arasında, bu birbirinden ilginç ve her biri güzel hikayeler barındıran tabirler de rakı içmenin, rakı sofrasının ve mey adabının bir parçası. Geleneği gizlice yaşatan dildir. Dile pelesenk alışkanlıklardır. Dilin yaşattığı her şey kalıcılığını bu yüzden sürdürebiliyor. Bu yüzden meyhanelerin bir dili vardır ve günümüzde hala; çoğu kez anlamını bile bilmeden kullandıklarımız arasında usulca yer alır.

was last modified: Haziran 21st, 2018 by MeRtEfEhaNe
Yazıyı Okuyun
meyhane

MÜDAVİM MEYHANELERİ

3 Haziran 2018 at 17:54 by MeRtEfEhaNe / 0

Meyhanelerin sır saklayan duvarları vardır. Dile gelmesi en zor hikayeler rakı sofrasında dökülür ortaya. Bu bazen en yakın dosta, aynı yolun yolcusuna ya da kalpteki en özele ulaşır. Haliyle ne hatıralar, ne gizemler orada çözülür ve “rakı masasında konuşulan, rakı masasında kalır”. Bu yönüyle herhangi bir yeme-içme mekanında böylesi bir bağ söz konusu değildir. Fonda duyulan kısık müziğin akla düşürdükleri meyhane duvarlarının suskun ortaklığına emanet edilir. Meyhane işletmecileri bu anlamda birer terapist gibidir aslında.

was last modified: Haziran 3rd, 2018 by MeRtEfEhaNe
Yazıyı Okuyun
meyhane

RAKININ USTASI OLMAK, MEZENİN DE USTASI OLMAKTIR.

23 Mayıs 2018 at 16:07 by MeRtEfEhaNe / 0

Meze kültürü Türkiye’de benzersizdir. Birçok kültürün bir araya getirdiği, klasik mezeler rakı denince istemsizce akla gelendir. Rumlardan, Ermenilerden, Levantenlerden gelen bir çok damak tadı giderek buralı olmuştur. İsimleri geleneği sürdürse de bize aittir; başka yerde benzeri nedense yavan kalır. Üstelik gün geçtikçe, mutfak kültürlerinin batıdan esinlendiği kimi yeniliklerle onlar da biçim değiştirip, yeniden yorumlanan, her meyhanenin kendine özgü kimliğini oluşturan tatlar haline gelmiştir.

was last modified: Mayıs 23rd, 2018 by MeRtEfEhaNe
Yazıyı Okuyun
meyhane

NEREDE O ESKİ MEYHANELER?

17 Mayıs 2018 at 16:15 by MeRtEfEhaNe / 0

Meyhane kültürü belki de eşi benzeri olmayan ama bir şekilde sessiz sözsüz bir devir teslimle günümüze dek evrilen ve bu toprakların en eski gerçeği olarak bilinir. İstanbul’da yaşayan Rum halkının, biraz buradan, biraz da yakın adalardan usul usul getirdikleri alışkanlıklarla kendine has tabirleri bile olan bir adap ve toplaşma yeridir rakı sofraları.

was last modified: Mayıs 23rd, 2018 by MeRtEfEhaNe

Leave a reply Cevabı iptal et

Sosyal Medyada Biz


Musaade Facebook Musaade Facebook

Search engine

Use this form to find things you need on this site